VELi YILMAZ

Mutsuzluğun Yelkeni

Sevgi sabah gördüğün insanlara, günün aydın olsun demektir, yüzün güleç biçimde.
*
Soğukta ekmek almaya giderken, yolda üşüyen çocuğun eline küçük bir çikolata sıkıştırmaktır, sevgiyi yansıtmak demek.
*
Henüz uykusu açılmamış, afyonu patlamamış, otobüs şoförü seni gördüğünde, günaydın demesidir, tüm içtenliği ile.
*
Mutlu olma konusunda pozisyon almaktır, sevgi dediğin kelime. Sevgi kalbinde yanan meşaledir ruhunu aydınlatan. İnsanlığın güneşidir, mavi kubbenin üzerinden, bizlere bakan.
*
Sevgi özgürlüğü hissettiğin bir dere kenarı, bir deniz kenarı, bir ovadır belki de, başı sonu görülemeyen.
*
Hayatın gerçek tadıdır, yegâne amacıdır, ulaşılmak istenen saf ve duru sevgi. Kimi zaman bu sevgi, elma yanaklı, burnunu çeken bir çocukta bulur ifadesini.
*
Kimi zaman yaban laleleridir, kır da bayırda nazlı nazlı sallanan. Yeni açmakta olan taze kır çiçeklerini anlatır, sevgi dediğimiz kelime.
*
Doğanın bütün bakirliğini, güzelliğini, hissetmektir ve kalbinde ışıldayan ferahlığı içselleştirmektir, sevgi dediğimiz sihirli kelime.
*
Huzuru anlatır, sevgi gönül bahçende, rengârenk çiçeklerin üzerindeki çiğ tanesidir, arılığından şüphe edilmeyen.
*
Gökyüzündeki yıldızlı yoldur, karanlığın içinde parlayan. Hal böyleyken kapkara yüzle gezmek niye. Nefret yüzüyle, nefret söylemini, benimsemek niye.
*
Gülmemek, somurtmak, gülmenin coşkusunu düşürmek, bu coşkuyu büyütmemek, siyah bir duruş ile bembeyaz papatyaların üzerini örtmek demek, ama niye.
*
Saflığın, güzelliğin, aklığın kaybolmasına hizmet etmek demektir; papatyaların üzerini örtmek demek.
*
Mutsuzluğun yelkenini şişirmek, fırtınalı havada alabora olmaya, kapı aralamak demektir, nefret ile hareket etmek demek.
*
Bembeyaz bulutların, kendi rengi yerine, siyah olmayı seçmesidir nefreti tercih etmek, nefretle hareket etmek.
*
Ağlatmaktır, üzmektir, birinin kalbini kırmaktır, moralini bozmaktır, kasten, tahammülden, nefrete karşılık gelen.
*
Şimdi sormak gerekmez mi, Sevgi dediğin aydınlıktan yana mıdır yüreğin, yoksa karanlığın pençesinde acı çekmek midir tercihin.
*
Hangisi seni sarıp sarmalıyor, hangisi daha çok yanında duruyor ve hangisi sana dokunduğunda, zihninde gökkuşağı beliriyor.
*
Nefret; zifiri karanlığın içinde, yolunu görmeden, yol almaya çalışmaktır oysa. Bu zifiri karanlıkta, nerede duracağını, nereye bakacağını ve ne ile karşılaşacağını bilemezsin, karanlıklar dehlizinde.
*
Hâlbuki sevginin aydınlattığı yol öylemi, güneşin sıcaklığını, bir anne dokunuşu gibi hissedersin yüreğinde.
*
Bir baba şefkati duyumsarsın kalbinin en müstesna köşesinde.
*
İki farklı şeyden bahsediyoruz biri cehennemin derinliklerinde, buz gibi soğuk ve karanlık, bir diğeri cennetteki gül bahçesi, bize gülümseyen.

Leave A Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *