Gümüşhane’de son günlerde etkili olan kar yağışı ve dondurucu soğuklar, geçmişte yaşanan zorlu kışları yeniden gündeme taşıdı. Bugün birkaç günlük kar yağışı bile hayatı yavaşlatırken, yarım asır önce Kürtün’de kış ayları adeta aylar süren bir yaşam sınavı anlamına geliyordu.

1967 yılının Şubat ayında Kürtün’de kar kalınlığı yer yer 1,5 metreyi aşmış, ulaşım tamamen durmuştu. Elektriğin olmadığı, araç sayısının yok denecek kadar az olduğu o yıllarda, köyler haftalarca dış dünyayla bağlantısını kaybediyordu. Günlük yaşam, doğa koşullarının insana dayattığı kurallarla şekilleniyordu.

O günleri birebir yaşayan emekli öğretmen Hüseyin Güvendi, henüz 17 yaşındayken Taşlıca Köyü’nden Gümüşhane merkeze eğitim için gitmeye çalıştıklarını anlatıyor. Zorlu hava koşullarına rağmen okula gitmenin, gençler için vazgeçilmez bir hedef olduğunu vurguluyor.

Elektrik olmayan evlerde gaz lambasıyla ders çalışıldığını, yolların çoğu zaman kürekle açıldığını belirten Güvendi, bugünün zor olarak nitelendirilen kış şartlarının o yıllarla kıyaslanamayacağını ifade ediyor. İlçede yalnızca birkaç kişinin aracı bulunduğunu, ulaşımın çoğu zaman yaya olarak sağlandığını söylüyor.

Zaman içerisinde Kürtün’ün çehresi önemli ölçüde değişti. Doğankent, Kürtün ve Torul barajlarının inşa edilmesiyle birlikte bölgenin iklimi ve yaşam koşulları da dönüşüm geçirdi. Ulaşım olanakları arttı, araç sahipliği yaygınlaştı, kış aylarının etkisi geçmişe kıyasla hafifledi.

Ancak Güvendi’ye göre, değişmeyen tek şey o yıllarda var olan dayanışma ruhu ve hayata tutunma iradesi. “Zorluk vardı ama vazgeçmek yoktu” sözleriyle, geçmiş kuşakların mücadelesini özetliyor.

1967 kışı, Kürtün’ün belleğinde yalnızca sert bir mevsim olarak değil; yokluk içinde verilen eğitim, sabır ve direnç mücadelesinin simgesi olarak hatırlanmaya devam ediyor.